Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Engelli Olmak
Korkunç Mantar
Karakter Analizleri
Hipnoz Nedir?
Beden Dili Nedir
11 Eylül'ün Sırları
Ahlak krizleri
Ah O Zor Günler
İzm ve ist' ler...
Yahudilik Nedir?
İmza ve El Yazıları
Mikro Hadiseler
Solak insanlar
Hayat Denklemi
Işıkla karanlık
Nezaket kuralları
Bunları Biliyormuyuz
Deprem Nedir?
Padişahla Vezir
Huzura giden yol
Çatlak Kova
Erkek Çocuk İsimleri
Kız Çocuk İsimleri
Burcumuz ne diyor
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
      

 

 

 

 

 

Yüz Hatları ile Karakter Okumak


İnsanda ilk göze çarpan şey yüzdür... ruhun güzelliği yüze de yansıyor ve aslında sizin kişiliğinizi, nasıl biri olduğunuzu da anlatıyor. Kızınız, oğlunuz, veyahut sevgiliniz yada arkadaşınızı yüz özelliklerine göre tanımak istiyorsanız buyrun yüzden karakter tahlili son dönemlerin en popüler işlerinden biridir. Dünyanın birçok yerinde bu konuda eğitim alan kişiler de vardır. Bu kişiler kısa zamanda evlenecek ünlü'lerin yüzlerini inceliyor ve birbirlerine uygun olup olmadıklarını saptıyor. Karakterlerinin inceliklerini de ortaya çıkarıyor. Yüz hatlarından sadece güzellik değil ayrıca bir katilin düşündüklerini ortaya çıkarmakta mümkündür. Amerika'da bu konuda bilimsel araştırma yapan çeşitli kurumlar vardır. Aslında yüz hatlarına bakıp da karakter analizi yapmak, yeni bir olay değildir. Ama şimdilerde bu işin eğitimi veriliyor ve hatta konu hakkında ayrıntılı bilgi içeren kitaplar bile yayınlanıyor. Özel olarak ünlü'lerin yüzlerini yan yana koyup onların aşk hayatlarını incelemeye kadar işi götürenler de olduğu gibi, bir de sadece kriminal alanlarda karakter analizi yapanlar vardır.

Sevgilinizle uyum sağlamak için mi?
Kişilerin yüzlerindeki her bir noktanın belli bir anlamı var. Bu anlam, iyi yada kötü bir şekilde açıklanabileceği gibi, bir de kişilerin birbirleriyle olan uyumlarını da açıklıyor. Anne ile kızı arasında, iki sevgili arasında, iki arkadaş arasında veya iki kardeş arasında bulunan bağları ve ilişkiyi açığa çıkaran yüz analizi; burun, dudak, kaş, göz, alın ve çeneye bakılarak yapılıyor...

Yüz hatlarında ne var ne yok?

ALIN
Geniş: Entelektüel, hayal gücü kuvvetli
Dar: Çok dikkatli, dakik, rakamlarla arası iyi
Dik: Bağımsız Bombeli: İnisiyatif sahibi, uyumlu
Açık: Sosyal, paylaşımcı

KAŞ
Aşağı doğru: Centilmen, sahiplenici, ciddi ilişkiler yaşayan
Kalkık: Dinamik, hırslı, kolay sinirlenen
Çalı gibi: Güçlü kişilik, başarılı
Uzun: Güçlü, dirençli İnce: Esnek, başarılı, kolay pes eden
Birleşik: Dengesiz, maceracı
Kısa: Duygusal, aktif Düz: İyimser, dünyayla barışık
Geniş: Ufku geniş, güvensiz, hassas

DUDAKLAR

Geniş ve düşük: Cömert
Kısa ve kalkık: Gururlu
Kalın ve kalkık: Ağzı kalabalık
İnce ve düşük: Öz konuşan

BURUN
Geniş: Kendine güveni tam
Dar: Kontrolcü
Geniş ve düz: Sosyal ama kararsız
Dışa doğru: Lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu
İçe doğru: Yardımlaşmayı seven, girişken
Geniş: İyi bir lider
Dolgun: Güçlü, inatçı, cömert ve sabırsız

ÇENE
Geniş: Otoriter
Dar: Yumuşak başlı
Gamzeli: İnatçı Köşeli: Kolay

GÖZ
Çukur: Ciddi, gizemli
Burna yakın: Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı
Büyük: Açık, kibar, sözüne güvenilir
Küçük: Odaklanmış, özel
Patlak: Hevesli ve meraklı

Fizyonomi... (Fizyognomi) yüz okuma santıdır.., Yunanca physis-doğa ve gnomon-yorum kelimelerinin birleşimidir. Aynı zamanda yasa, kural anlamına gelmektedir; yani, fizyonomi "doğa yasası" demektir. Della Porta ya göre, doğanın belli kurallarına uyarak "belli vücut biçimlerine göre belli ruh hallerini" öğrenebiliriz. Çok eski dönemlerden başlayarak, bilginler insanın yüz yapısı ile karakteri arasında bir ilişki kurmağa çalışmışlardı. Bu yöntemin temelinde insanın beden yapısı ve psikolojisi arasında doğal bir bağlantının olduğu inancı yatmaktaydı. Bilimsel temelden yoksun olmasına rağmen fizyonomi, karakter özelliklerinin tipolojisi için önayak olmuştur.

Gelişimi

Fizyonomi, sistemli bir şekilde ilk kez Çin de gelişmiştir. Çinliler, insanların yüz biçimlerine göre insanların karakter özelliklerini okuma yöntemini kullanmış, ayrıca başarı düzeylerini belirleme yöntemini kullanmışlardı. Sonraki dönemlerde değişik uygarlık merkezlerinde fizyonomiye ilişkin bilgiler sistemleştirilip geliştirilirken, belli özelliklere sahip değişik ekoller ve sistemler ortaya çıkmıştır.

Eski Çin yüz okuma uzmanlarına göre, yüzü oluşturan unsurlardan beşi çok önemlidir. Bunlar kaşlar, gözler, ağız, burun ve kulaklardır. Eski metinlerde onlar beş önemli organ olarak geçmektedir. Bu organlardan birisinin bile dengeli bir biçimde olması en az 10 yıl mutlu yaşam demektir. Tüm organların aynı şekilde dengeli biçimde olması bu mutluluğu orantılı şekilde arttırıyor. Bu organların incelenmesinden sonra sırada alın, elmacık kemikleri, şakaklar, çene ve kırışıklar gelmekte, en sonunda ise derinin rengi, ayrıca, gözlerin parlaklığı, biçimi, göz küresi ve göz kapaklan inceleniyor.

Çin fizyonomi uzmanlarına göre, onların sistemi insanların uzun ömürlü olmaları konusundaki gerçekleri bulacaktır. Çin sistemine göre, insan yüzünde belli konumlar ve çizgiler mevcuttur. Bunların her biri belli bir yaşı belirlemektedir. Onlar, bir dizi "uzun ömürlülük belirtileri"ni de tespit etmişler. Çinlilerin fizyonomi sistemi bugün de incelenmekte ve geliştirilmektedir.

Aristo nun Fizyonomiye İlişkin Görüşleri

Fizyonomi ile ilgili bilgilere Hipokrat, Aristo ve Pluto gibi eski Yunan düşünürlerinin eserlerinde rastlanmıştır. Aristo, fizyonomiyi kişilerin ruh halini öğrenmek için kullanırken, Hipokrat bu usulle hastalara teşhis koymuştur. Onun ölmüş insanın yüz şeklini tasvir edişi bugün de doktorlar tarafından "Hipokrat maskesi" olarak kullanılmaktadır. Aristo nun "De Natura Animalium" (1. Kitap) isimli çalışmasında beden ve yüz yapısı ile insanın karakter özellikleri arasında bağlantı kurulmaktadır.

Aristo ya göre, insanın beden ve yüz yapısının belli bir hayvana benzemesi, onun karakter özelliklerini ortaya koymaktadır. Aristo insanın yüz yapısı, gözleri, alnı, kafa yapısı, derisinin rengi, saçının rengi,gözünün rengi, bedenin tüy örtüsü, sesinin tonu, yürüyüşü, beden hareketleri, bakışları, boyu ile ilgili karakter özelliklerini hayvanlardaki benzer özelliklerle kıyaslamaktadır. Aristo, daha sonra devamcıları Polemon (M.Ö. II yy.) ve At-hamanti (M.Ö. IV yy.) fizyonomi yöntemiyle kendi dönemlerinde yaşamış bir çok şahısın karakter özelliklerine ilişkin yazılar yazmışlardır. Aristo nun yöntemi uzun müddet kendinden sonraki bilginler için bir kaynak olmuştur.

15. ve 16. yüzyıllardan itibaren fizyonomi kişilerin karakter özelliklerinin belirlenmesinde sıkı bir şekilde kullanılmıştır. Fizyonomi; doktorlar, din görevlileri, filozof ve hakimlerin başvurdukları bir yöntem olmuş ve büyük toplumsal ilgi görmüştür.

17 yüzyılda engizisyon mahkemeleri yüz ve beden yapısına göre "gerçekliği" tespit ediyorlardı. Buna göre de, fizyonomi; kehanet, falcılık, astroloji vs. ile sıkı bir şekilde kullanılıyordu. Fizyonomi alanında Avrupa da bu konudaki önemli gelişme Johann Caspar Lavater in çalışmaları sonucu gerçekleşmiştir. Lavater in ve ondan sonra Franz Jozef Gall ın söz konusu incelemeleri Avrupa da bu konu üzerine büyük tartışmalara yol açmıştır.

Johann Caspar Lavater (1741-1801)

Fizyonomi alanındaki önemli gelişmenin temeli 15 Ekim 1741 de Zürih te doğmuş İsviçreli ilahiyatçı, fizyonomist ve yazar Johann Caspar Lavater (17411801) tarafından atılmıştır.

Lavater 1769 dan yaşamının sonuna dek din görevlisi olarak çalışmıştır. 1775 yılında Leypsig de "İnsan Doğasının Tanımlanmasına Yardımcı Olacak Fizyonomik Fragmanlar" (Physiognomische Fragmente zur Beförderung derMenschen-kenntnis und Menschenliebe, 1775-1778) eseri o dönemde eşsiz bir yankı uyandırmıştır. Johann Caspar Lavater e göre yüzün her bir öğesi; göz, alın, burun, kulak, ağız, çene vs. ayrı ayrı ve birbirine olan ilişkileri içinde psikolojik anlam taşır, kişilik özelliklerini gösterir. Lavater in bu çalışmasının bilimselliği üzerinde tartışmalar olmuşsa da, söz konusu eser konuyu daha da popülerkılmıştır.

 

Bu sitenin bütün hakları saklıdır- © 2010 - gezmek.org                                                                                                                                                       

 
to Top of Page