Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Halk Ozanları
Neşet Ertaş
Aşık Veysel
Mahzuni Şerif
Muhlis Akarsu
Dadaloğlu
Seyrani
Erzurumlu Emrah
Murat Çobanoğlu
Türk Edebiyatı
N. Fazıl Kısakürek
Kaldırımlar Şiiri
Zindan İki Hece
Mehmet Akif Ersoy
Mimar Sinan
Namık Kemal
Divan Şairi Fuzuli
Sözel iletişim
Süsleme Sanatları
Sanat örnekleri
Abstrakt Sanat
Abstrakt Resimler
Abstrakt Posterler
Abstrakt Fantazi
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri

 

Murat Çobanoğlu

Asıl soyadı Çobanlar olan Murat Çobanoğlu 1940'ta Kars'ın İstasyon mahallesinde doğdu. Annesi Lala (La'li) hanımdır. Babası, Aşık Şenlik'in çıraklarından Aşık Gülistan'dır; Arpaçay'ın Kıraç köyünden olup 1920'de Kars'a yerleşmiştir. Karısının erken ölümü dolayısıyla oğlunu o büyütüp yetiştirdi. İlkokul öğrenimi gören Murat Çobanoğlu çocukluğunda babasının saz çalışını dinledi, ama ona özenmedi. Ancak 1951 'de gördüğü bir düş üzerine tutumu değişti. olayı şöyle anlatıyor:"Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya.

Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, aşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım."Murat Çobanoğlu Artvin, Konya, Erzurum ve Mut'ta yapılan yarışmalarda dereceler aldı. Özellikle atışma dalında başarı gösterdi. Sık sık radyoda ve televizyonda -değişik konularda- söyledi. Saza egemenliği, ulusal duygularının güçlülüğü ve kendine özgü sesiyle ilgi çekti. Kars'ta "Çobanoğlu Halk Ozanları Kahvesi"ni açıp işletti. Yurt içinde ve dışında düzenlenen bazı şenliklere katıldı. 1965'e kadar Devrani, 1967'ye kadar Yanani, ondan sonra da Çobanoğlu takma adını kullandı.

Murat Çobanoğlu 1966 yılından başlayarak sürekli olarak Konya Aşıklar Bayramına katıldı. Artvin, Konya, Erzurum ve Mut'ta yapılan yarışmalarda dereceler aldı. Özellikle atışma dalında başarı gösterdi. Sık sık radyoda ve televizyonda -değişik konularda- söyledi. Saza egemenliği, ulusal duygularının güçlülüğü ve kendine özgü sesiyle ilgi çekti. Yurt içinde ve dışında düzenlenen bazı şenliklere katıldı.

Aşıklık geleneğinin bir parçası olan Türkülü hikayeler anlatma konusunda da başarılı örnekler veren Çobanoğlu, kendi türkülerinin yanısıra usta malı türküleri de genç kuşaklara aktarmaktadır.

Türkiye’nin her yerinde bilinen, tanınan Çobanoğlu yıllarca radyo programları yaptı. Halk edebiyatı ve aşıklık geleneği üzerine çeşitli seminerler verdi. Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Türkiye dışında, Avrupa'dan İran'a kadar birçok ülkede konserler verdi, yarışmalara katıldı. Azeri aşıklardan Elesker ve Gaşem'le karşılaştı. 1971 yılında Kars'ta açtığı, özellikle usta-çırak ilişkinden her alanda aşıklık geleneğinin sürdürülmesinde katkısı anlamında bir okul niteliğinde olan Çobanoğlu Halk Ozanları Kahvesi yörenin aşıklar merkezine dönüştü. Murat Çobanoğlu1965'e kadar Devrani, 1967'ye kadar Yanani, ondan sonra da Çobanoğlu takma isimlerini kullanmıştır. 1968-1987 yılları arasında çıkardığı yirmiye yakın plak ve kaseti vardır. 2 tane de altın plağı bulunmaktadır. Kiziroğlu türküsünü tüm Türkiye'ye tanıtmıştır. Son yıllarında televizyon proglamlarında Karapapak ağzıyla söylediği türküleriyle herkesin beğenisini kazanmıştır.

Yapıtları: Bildiğim kadarıyla Murat Çobanoğlu tarafından yayınlanmış herhangi bir şiir kitabı yoktur. Murat Çobanoğlu 26 Mart 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti ve memleketi Kars'ta toprağa verildi... ruhu şad olsun...

İster Benden... Sevdiğim yar bana göndermiş name. Rüzgar dokunmamış dal ister benden. Bir lezzet olmasın onun tadında... Hiç arı görmemiş bal ister benden...Ne bir çiçeğim var, ne de bir bağımNe bir sedirim var, ne de konağımNe bir yuvam vardır, ne de otağım. Al kuşam içinden şal ister benden. Kaşları kemandır, kirpiği oktur... Feleğe karşılık oyunum yoktur. Bir kuzu bulamam koyunum yoktur. Yine de bir sürü mal ister benden... Ben bu gidişilen nereye varam. Derman bulabilmem, yaramı saram... Ne bir çölüm vardır, ne de bir sahram... Yine yüce dağdan yol ister benden... Bu fani dünyada çoktur zararım... Ne bir kazancım var, ne de bir karım...Ne bir ağacım var, ne de yaprağım...Yazın kışın solmaz gül ister benden...Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem... Kışın çok ararım yaz bulabilmem... İnsanlarda doğru söz bulabilmem... Yalan söylemeyen dil ister benden.

Yine bır anlamlı dörtlük...

Sevdiğim yar bana göndermiş name... Rüzgar dokunmamış dal ister benden... Bir lezzet olmasın onun tadında... Hiç arı görmemiş bal ister benden... Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem... Kışın çok ararım yaz bulabilmem... İnsanlarda doğru söz bulabilmem...Yalan söylemeyen dil ister benden.

Murat Çobanoğlu eşinin erken ölümü dolayısıyla oğlunu o büyütüp yetiştirdi. İlkokul mezunu olan aşık evli ve dört çocuk babasıdır. Saz çalmaya ve şiir söylemeye 1951 'de gördüğü bir bir rüyada bade içtikten sonra başlamıştır ve şöyle anlatıyor:

"Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya. Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, aşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Daha doğrusu saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım."

                                                                                                                                                               

to Top of Page