Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Engelli Olmak
Korkunç Mantar
Karakter Analizleri
Hipnoz Nedir?
Beden Dili Nedir
11 Eylül'ün Sırları
Ahlak krizleri
Ah O Zor Günler
İzm ve ist' ler...
Yahudilik Nedir?
İmza ve El Yazıları
Mikro Hadiseler
Solak insanlar
Hayat Denklemi
Işıkla karanlık
Nezaket kuralları
Bunları Biliyormuyuz
Deprem Nedir?
Padişahla Vezir
Huzura giden yol
Çatlak Kova
Erkek Çocuk İsimleri
Kız Çocuk İsimleri
Burcumuz ne diyor
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri

Avrupa'da ahlak krizleri,

 

Zaman zaman Türk halkının enayi olduğu söylenir... avrupa gazeteleri Türk milletinin tarihini kültürünü anlatırken moğolistanı referans verir... hatta moğol yerine mongol, yani geri zekalı aptal... yada aptal-istan şeklinde dalga geçerler... başta Yunanistan ve Hollanda olmak üzere avrupa'nın birçok ülkesinde bu kelimeyi kasıtlı olarak kötü anlamda kullananlar vardır... sokakta, oyun bahçesinde okul çocukları birbirlerine fırça attıkları vakit mongol kelimesini kullanırlar.

Avrupa birliği için Türkiye gündeme gelince 'aramıza almayın şu barbar mongolları' diye kendini yırtanlar olur... ardından balık yağı içmeyen çocukların hasta olacağı uyarısı gibi kendilerini 'akıllı büyükler' sayan gruhların uyarıları gelir... Domuz eti yemeyen gerekli proteini alamaz elbette enayi olur... o halde Domuz etine halkı alıştıralım ki midemize zeka damlasın... başkalarına verilen öğütler de birleştirilince çocuklara öğretilen bilmece oyununun amacı ortaya çıkar... 'İslam bütün kötülüklerin anasıdır' denir... bir iki yıl önce bir aklı evvel zat, Türkiye'de demokrasi geleneğinin olmayışının sebebini ülkede üç boyutlu tanrı inanışının olmayışında buluyordu... o zaman musevilerde hiç bir zaman totaliter yönetimden kurtulamazlar sonucuna varılması da maniken gerekli olur. Fakat bu kabil zevatlara bu gibi sorular sorulduğunda alınacak cevap önceden bellidir.

Merhum Aziz Nesin'de Türk halkı için bir zamanlar 'enayi' kelimesini kullanmıştı...Türk halkı enayi değildir... dünyada hiç bir halk özünden enayi olamaz... bu mümkün değildir... esasen enayi kelimesi kökenine bakılırsa geri zekalı demek değil... yanılmıyorsam enayi kelimesi eski Farsçada bir kelime olması gerekir... ve anlamı En ayin... yani: yöntem, yordam, ayin, usül, bilmez kişi... demekki ayin burada mantıklı düşünebilme, muhakeme edebilme yöntemi yada usulü anlamında alınıyordu... En ayin, geri zekalı değil mantıklı düşünemeyen kişi anlamında idi. O halde kastedilen anlam Türk halkı için doğru değildir. Acaba kelimenin gerçek anlamı göz önünde tutulursa doğrumudur.

Kelime bu anlamda kullanılırsa sadece Türk halkı için değil belirli çağda belirli bir yerde yabancılaştırılmış, sağduyulu düşünme yeteneği elinden alınmış, böylece sömürülmeye hazırlanmış ve sömürülegelmiş bir halk topluluğu için enayi diyerek yanlış anlamlara sebep olacak yerde, mustazaf diyebiliriz... hiçbir halk topluluğu doğuştan sersem olarak nitelendirilmez.

İslam ve Türk düşmanları bunu bildikleri için iki yoldan düzen kurdular, birincisi iman ile akıl bağdaşır mı, yani islam eşittir terör dediler... siz aklı ne yapacaksınız, sizi mantıklı düşünceye çağıranlar islamdan sapmış rasyonalizm etkisinde kalmış modernistlerdir... entel adını vererek halktan ayrı bir zümre bilincine sahip, sözde aydınlar arasında sizde akılsızlar gibi iman mı edeceksiniz yöntemine başvurdular.

Bugün yeryüzünde bir şaşkınlık bir fetret devri yaşanmaktadır... kendini hem medeni hemde akıllı ilan eden batı toplumlarında aile içi ensest, cinsel tacizler, felaketler aldı başını gidiyor... geçtiğimiz yıl Belçika'da yayınlanan bir raporda bazı avrupa ülkelerinde 13-14 yaşlarında doğum yapan kız çocukların sayısının git gide arttığı konusunda korkunç rakamlar açıklandı... üstelik bu çocuklar kendi dedelerinden, babalarından, erkek kardeşlerinden hamile kaldıkları belirtildi... öyle tahmin falan yok... bu raporda bütün iğrenç olayların ayrıntıları ispatlı şahitli, yani işlenen olaylar kesin delillere dayanarak belirtiliyor... rakamlarda varsayım, tahmin falan yoktur... ülkede her üç kadından birinin çocukluğunda cinsel tacize uğradığından söz edildi... uzmanı... doktoru... profesörü... psikoloğu hepsi bu araştırmaları teker teker onaylıyor, yani bu raporları inkar etmek imkansız, araştırma rakamları açıklanınca katolik kiliselerde adeta bir panik havası yaşandı.

Şimdi enayi olan bizmiyiz... yoksa akıllı olan onlar mı... affedersiniz hayvanla cinsel münasebet kuran bir toplum nasıl akıllı olabilir... batı ülkeleri son yıllarda bir birinden korkunç felaketlere sahne oldu... geçtiğimiz yaz Avusturya'da eşine benzerine rastlanmayan bir aile içi cinsel taciz skandalı ortaya çıkarıldı... tüm dünyayı şok eden bu skandalın boyutları aslında tam olarak açıklanmadı... buna benzer olaylardan nefret eden halk, kiliselere sırt çevirmeye başladı... artık kendi halkından, ülkesinden nefret eden insanlar, kurtuluşun yolunu müslümanlıkta aramaya başladı... daha doğrusu avrupa toplumu müslümanlığa imrenmeye başladı artık... islam inancını seçen avrupalı sayısı her geçen yıl artış göstermekte, bugün nereden bakarsanız bakın 1 milyona yakın katolik yada hiristiyan kökenli müslüman yaşıyor Avrupa'da... şimdi bu insanlar aptal mı?... sütten ağzı yanmış yoğurdu üfleyerek içen bu insanlar, ayrıca bizden daha bilinçli bir müslümanlık yaşamaktadır. Diğer taraftan müslümanlığı yobazlık şeklinde alğılayan bizdeki bazı gruhların sayısı arttığı sürece, batı aleminden bazı zümreler islam inancı hakkında önyargısını asla gözden geçirmeyecektir.

İslamın, yeryüzünde yanlış anlaşılmasının birinci sebebi cehalet ve yoksulluktan kaynaklanmaktadır... yeryüzünde var olan yoksulluğun nedeni aslında batı sömürüsünden kaynaklanmıştır... deveyi hamuduyla götüren batı alemi yoksul ülkeleri soyup soğana çevirmiş, talan etmiş, arkasından da o ülkelerin halklarını birbirne düşürmüştür... sonuçta asırlar boyu sömürülen arap dünyasında yaşanan yobazlıklar... gerici şeriat usülleri... kadınlara yapılan baskı ve zulümler... parmak kesmeler... allahu ekber diyerek insanları boğazlayıp, ve o görüntüleri internet ortamından dünyaya dağıtan, aynı zamanda batıya uşaklık eden bir avuç gayri müslümler, avrupa'da bazı basın yayın organlarının islam inancı hakkında karalama kampanyasına malzeme olmuşlardır.

Bir zamanlar şeytan ayetleri kitabından dolayı İngiliz yazar Salman Rüşdi'ye İsviçre'de Colette ödülü verilmişti... İran'ın molla lideri Ayatollah Homeyni de bu kitabı yasaklayarak Salman Rüşdi'nin kellesine 15 milyon dolar bedel koyunca bütün dünyanın tepkisine yol açmıştı... daha doğrusu kitabın dünya çapında reklamını Ayatollah Homeynü üstlenmişti ... bir ay içinde dolar milyoneri olan Salman Rüşdi Homeyni'ye teşekkür etmişti... reklama katkılarından dolayı.

İsviçre Collet ödülü sırasında jüri üyeleri arasında yer alan Fransız filozof, ayrıca ödülde Rüşdi'ye destek veren zat, aslında soydaşı Rodinson ile ne kadar doğubilimci ise o kadar felesoftur... gerçekte her ikisi de islam karşıtı ve siyonist çığırkanıdırlar, ne var ki islam düşmanlığını bilim ve düşünce maskesi takınarak yaparlar, bu zat 1986 yılında Der Spiegel'in 48 sayılı nüshasında Filistinli'lerin terörizmini ümitsizlikten ileri geldiğini, anti semitizim ile terörizm arasındaki sıkı bir bağlantı olduğunu ileri sürüyordu, buna karşılık Levy'in temsil ettiği düşünce Salman Rüşdi zatını ortaya saldı ve unutulmasını önlemek için de şimdi Levy aracılığı ile bu zata bir nice İsviçre frangı bağış etmişti. Bu mükafat niçindir... Kainat'ın övüncü olan Resul'i Ekrem'e (s.a.) saldırmaya yeltendiği için değilmi dir bu mükafat... hoşgörüsüzlüğe karşı uyarı niteliğinde imiş... Levy denen yaratık hoşgörüsüzlüğe karşı uyarı meraklısı ise, İsrail'de Wagner adına mükafat tesis etse daha iyi olmaz mı...

Hukuk devleti kavramını eşeğin yürümesi için olta ile burnuna sarkıtılan havuç gibi kullanmak isteyen zalim biniciler, ipliklerini pazara çıkaracak tek öğretimin İslam olduğunu çok iyi bildikleri için İslama karşı amansız bir haçlı siyonist ittifakın arayışı içindeler... Türkiye'de bu ittifak içinde yerini almalıdır... bu meşhum düşünceye göre İslam ile terörizm eş anlamdadır. ABD ile yeni Rusya'da islama karşı cephe düşüncesi git gide gelişmektedir. Batının yeni düşmanının islam olup olmadığını tarafsızlık maskesi altında inceleyen Die Zeit dergisi kısa bir süre sonra Salman Rüşdi'nin Türkiye'de yayınlanmasına demokrasi'yi savunma girişiminin bir parçası olduğunu savunmuştur... demokrasi sınırsız yayın özgürlüğünü gerektiriyorsa eğer Die Zeit dergisi Hitlerin Mein Kampf ını tefrika etsin de başına neler geleceğini görsün.

Bu iflah olmaz kafalara göre İslam terörizm demekmiş... bizde buna karşı koskocam HAYIR diyoruz... İslam terörü kandisini bilinçsizce savunan bir avuç gruhtan ibarettir... terörizmi destekleyen ülkeler alınlarında bunun yaftasını taşımalıdırlar... islamcı yada başka bir şey, bu ülkeler hayduttur... iki yüzlüdür asıl terörizmi böyle değerlendirmek gerekir.

                                                                                                                                                               

to Top of Page