Yobazlık,
Yobazlık sadece dinsel anlamıyla değil de, daha genel anlamıyla, her hangi bir ideolijiye körü körüne bağlanmak şeklinde açıklarsak,Türkiye'nin en büyük sorunlarından biridir, sadece Türkiyenin değil bütün dünyanın sorunudur, toplumun bütün katmanlarında olabilir... her mesleğin, her ideolojinin yobazı olur, mesela din yobazı, fen yobazı, devrim yobazı, evrim yobazı, siyaset yobazı, laiklik yobazı... hatta kendi çevremizde bile tanıdığımız en kibar en zengin, entel dantel, okumuş yazmış, hatta yüksek tahsil görmüş yobazlar bile vardır... yobazların en azılısı en zararlısı, mal, para ve makam yobazlarıdır... Amerika'nın Irak, Afganistan gibi devletlerde yaptığı işgal...18 ve 19'cu yüz yıllarda Avrupalı'ların dünya üzerinde sömürgecilik ve kolonileşme anlayışı da bir bakıma yobazlıktır, emperyalizmin kökü olan " imperium " kelimesi, latince de imparator demektir, imparatorun amacı dini ve milli değerleri yaymaktır.
İmparator, güç ve otorite demektir, bir imparatorlukta bulunan en önemli şey güç faktörüdür, çünkü ancak güç ile milli değerler tüm dünyaya yayılabilir ve dünyaya ancak bu şekilde hükmedilebilir, bizim bugünki emperyalizm anlayışımız ise bir ülkenin gücünü gösterip büyüklük taslaması ve kendi kültürünü empoze etmesidir, örneğin Amerika emperyalizm sayesinde liberalizmi yaymıştır, emperyalizm bir ideolojidir ama en önemli gördüğü şey fetih yapmak, toprak kazanmak ve sınırları genişletmektir, örneğin Hitler'in komşularına savaş açması sınırlarını genişletmek arzusu, tarihte görülen bazı sömürgecilik hareketleri de emperyalist hareketlerdir, sömürgecilik yapan ülkelerin sömürdükleri ülkelere medeniyet götürdüklerini iddia etmeleri de komik bir yalandır, amaç sömürmektir.
Liberalizm ve Emperyalizm birbirine bağlı kavramlar olabileceği gibi tamamen ayrı da düşebilir, liberalizm 18'ci yüzyılda ingilterede doğmus bir ideolojidir, ve o tarihte ingilterede miliyetçilik'ten değil ama emperyalizm'den söz edebiliriz, o dönemde bazı tarihçiler ingiliz sömürgeciliğinin sebebini şöyle açıklarlar: savaşlar sonucu özellikle gençler olmak üzere pek çok insan hayatını kaybetmişti, ülke nüfusu azalmıştı ayrıca Almanya ve ABD'nin güçlenmesi ile sömürgecilik yarışı başlamıştı, bazıları bunu emperyalizmin, kapitalizmin en üst düzeyi olduğunu söyler, emperyalizm 19'cu yüzyılda milli tutumla bağdaşmış ve pergermanizm ile raşizme yönelmiştir, Hitler zamanında ise bu akımlar doruğa ulaşmıştır, eğer amaç milliyetciliği yaymaksa milliyetcilik de emperyalist olabilir, ancak amaç toprak almak ve hükmetmek ise emperyalizm milliyetcilikten kopar, bağımsız kalır.
Yani kısacası yobazlık dünyanın bütün ülkelerinde bulunur, Amerika'da, Almanya'da, Hollanda'da, İsviçre'de, veya İran Afganistan, İngiltere, Rusya, Japonya, İspanya, Fransa, daha doğrusu yobazı olmayan bir ülke yoktur... batı da bunlara Fundamentalist derler, bu ülkeler aslında kendilerini tarif ederler, bazıları ortodoks tabiri kullanır, bazıları ise tutucu, gerici yada kökten dinci tabiri kullanır, bir başka ülke radikalizm der, yobazları türlü türlü tarif edenler olur... yobazın yeri, yurdu, adresi, dini, ırkı kadını, erkeği olmaz... milletin imanını, ahlakını bozan, satılmış, din, fen ve siyaset yobazları vardır... mesela beyoğlu yobazları, kasımpaşa yobazları vardır... ki, bunlar çok meşhurdur... mesela dizi, manken, köşe yazarları, sunucu yobazları vardır,
Yobaz kelimesi sadece bir kesime hitap etmez çünkü... elini sallasan yobaza değer, entellektüelim diye geçinen yobazlar, marjinaller, ateistler, sağcılar, solcular, çağdaş yobazlar v.s ile doludur etraf...
Yobazlık sadece kişide değil, toplumda kültürde çözülmesi gereken bir hadisedir, kendine göre etrafındaki insanlarla, konuşmadan, anlamadan dinlemeden, konuyu anlayacak kapasitesi olmasına rağmen anlamaya bile çalışmadan... hiç kimseye zararı dokunmayan, dininde, inancında samimi olan insanlara "yobaz" yaftası yapıştıran insanlar da gericidir, yobazdır aslında... hatta onlar yobazın ta kendisidir... kelime anlamı olarak öncelikle "kaba saba, incelikten yoksun" anlamında bir kelime olmasıyla birlikte, belli bir inanca toplumda etkileşime kapanacak şekilde kendisini kaptırmış kişi anlamına da gelebilir bu bağlamda... satanistler, depdebeciler, post-nihilistler bile "yobaz" olabilir... dolaysiyle kelimeye dikkat etmek lazımdır.
Mesela Amerikanın amacı Afganistan'da kendi kültürünü yaymak değil, esas amaç, orda siyasi ve ekonomik bir iktidar kurmak, burada emperyalizm ve milliyetcilik birbirinden ayrılır, 1960'li yıllardan beri milli değerleri yaymak adına yapılan emperyalizm yayğın değildir... günümüzde daha çok ekonomik ve politik anlamda emperyalizm görülür hristiyanlık afrika'ya geldiğinde Afrikalıların toprakları, hristiyanların ise incilleri vardı, hiristiyanlar onlardan gözlerini kapayarak dua etmelerini isterdi, vel hasıl gerekenleri öğrettiler... Afrikalı gözlerini açtığında hiristiyan onların topraklarını... hiristiyan gözlerini açtığında Afrikalı onların incilini almıştı.
Yobaz, tutucu yada bağnaz demektir, bütün dinlerde vardır, belli bir düşünceye yada akıma veya inanca, başka bir tanesini tanımama derecesinde bağlanmaktır yobazlık, islamcı yobaz olabildiği gibi ülkücü yobaz yada sosyalist yobaz da olabillir, islamda olsun hiristiyanlıkta olsun, dinde bağnazlığı hat safalara vardıran başkalarına fikir dikta eden, baskı yapmaya yönelen kişi anlamına da gelebilir... yobazlık bir düşünce tembelliği halidir, insanın düşünce yeteneğine açıkca ihanetidir... yobazlık deyince ilk başta dinle alakasının kurulmasıda bu yüzdendir, çünkü din özünden doğmatik ve hassastır, bununla birlikte dinden gayri envai çeşit düsünce sisteminin de doğmatiklikten alacağı bir nasip vardır, adı düşünce sistemi olmasına rağmen düşünce tembelliğinden müzdarip yobazlar, onu da doğmatik hale getirmektedir, düşünce sisteminin öğelerini doğma kabul etmekte beis görmeyecektir.
Düşünce tembelliğinin sonucu olarak, yargıları bir analitik süzgecin delikleri arasından geçmeyeceği için davranış kodu ezberletilmiş doğadaki hayvanlar gibi hayatın her aşamasını şekil ve format üzerinden sınıflandıracak ve kafasında etiketlediği kodlara uygun bir durumda kendisine ezberletilmiş veya daha da kötüsü kendi kendisine ezberlediği davranış kutuphanesinden uygun karşılığı çıkaracak ve uygulayacaktı, bu 'uygun' karşılığın 'akla uygun' olmasını beklemek neticede tüm dünyanın kendi kafasındaki doğrulara göre olmasını isteyen, hastalıklı ve oldukça tehlikeli bir düşünce biçimidir.
Bu sitenin bütün hakları saklıdır - © 2009 - gezmek.org / Aydınkaptan