Home
Video
Uçak hobilerimiz
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Tibet'te Bağımsızlık
Somali Korsanları
Dünya Ülkeleri
Almanya
Hollanda
İngiltere
Japonya
Çin Halk Cumhuriyeti
Amerika
Fransa
Sudan
Şehir Resimleri
Uydu-Uzay Resimleri
Dünyanın 7 Harikası
Gezilecek Yerler
Tabiat Resimleri
Doğa ve Manzara
Deniz Resimleri
Manzara Resimleri
Leopar Resimleri
Hayvan Posterleri
Hayvan Resimleri
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri

 

 

      

   

 Japonya

 

Sudan

 

Amerika 

 

Fransa

     Çağ atlayan dünyadan 4 fotoğraf...  

Dünya, içinde yaşayıp mutlu olduğumuz evimiz, hem çok büyük hemde çok kücük olmayı başarabilen, insanların şimdilik içinde yaşadığı masif bir küre... aynı zamanda yaşayandan çok ölülerin bulunduğu bir yer, bir nevi "toplu mezardır"... kimilerini ağlatır kimilerini güldürür... kimilerine göre kos kocaman bir yalan... kimilerine göre 30 yıl sonra nüfusunun 9 milyarı bulması beklenen namı değer gezegendir.

Uzaydan sadece bin kilometre uzaktan bakıldığında üzerinde hiçbir canlı belirtisine, insan olduğuna dair ufak bir ipucuna rastlanamayan gezegen... bütün bunlara rağmen yılda 78 trilyon dolar maddi hasılat yapılır bu gezegende... bu hasılatın sadece binde biri yoksul ülkelere bağışlansa, akbabalar aç kalmayacak, çocuklar yerlerde sürünmeyecektir... bu sebeple üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmiyor bu dünya... daha doğrusu adaletli paylaşımdan söz edilmiyor.

İnsanların temel hakkı ve hukuku gözetilmeyen bir dünyada, açlık olur, gözyaşı olur, uğursuzluk olur, deprem olur, hastalık olur, affedersiniz pislik olur, eşcinsellik olur, savaşlar olur... başta batı dünyası olmak üzere, sorumluluklarını yerine getirmeyen insan oğluna bu kos kocaman gezegenin bildiği bir şeyler vardır elbet, onu yöneten ve yönlendiren kudret ne yaptığının bilincindedir. Sabırlıdır... Beka'dır O... ilimdir... Semi 'dir... nice hükümdarları evinde ağırladı, Hakim'dir, Kıdem'dir O yüce Yaradan.

Ancak bununla yetinmedim... bana daha çok ver diyor dünya :

2008 dünya global statistiklerine bakılacak olursa rakamlar bunları doğrularcasına teyyid ediyor...

* Türkiyenin de aralarında üye olduğu dünya iktisadi kalkınma ve işbirliği örgütünün ve buna mukabil Avrupa birliğinin, Ayrıca IMF'nin şu son dönemlerde ortaya çıkan küresel mali krizlerin atlatılması için alınan bazı ekonomik tedbirlerin, yani kararların bir an önce hayata geçirilmesi... yani daha çok faiz, daha ucuz işgücü, daha çok sömürü... bir yandan da faizleri tam tersine düşürsek mi acaba, bu yaşanan psikolojik krizleri bertaraf edebilecek fırsatlar doğar bizde belki...

* Amerika Birleşik devletleri, alınan Karalar:  İkide bir iniş çıkışların yaşandığı "Dow Jones'ler, Nasdaq'lerin seyri son günlerde tamamen çıkmaza girdi... bu yüzden dünyaya hükmeden dolar'ın karizması yerlere vurdu... bu gidişata bir dur diyen olmalı... bir an evvel yükseltin şu borsaları... Irak'ta işler kesat, silah'ta satılmıyor... dünyada çevre kirliliği, kalkınmakta olan ülkelerde artan işsizlik, alt üst olan dengeler, zayıflayan rekabet gücü, ayrıca umurumuzda değil, asıl önemli olan bizim rekabet gücümüz, bizim mali sektörümüz . Gelişmekte olan ülkelere milli servetimizden biz her yıl yüzde 2,8'ini yardım ediyoruz... bağış, hibe, ne derseniz deyin buna, yetmiyor mu bunlar... aslında biz zekatımızı veriyoruz... yüzde beşyüz alıyor... 2,8 veriyoruz... hatta bazı ülkelere Fırkateyn bile hibe ediyoruz...

* Avrupa Birliği (AB) ekonomi ve maliye bakanlarının, AB Komisyonu'nun talebine rağmen euro para birimi kriterlerine uymayan Fransa ve Almanya'ya karşı yaptırım uygulamaması, bir yandan da Avrupa Birliği, dünyada yeşil ekonomi inşa etme, toplumu bilinçlendirmenin, yani temiz ekonomiye geçiş sürecinin özlemi içinde, nükleer santraller yakınlarında inekler otlatılmasın... hormonlu meyve sebzelerin yerine bio meyve, bio sebze gibi "çağdaş sebzeler" üretilsin, güneş enerjisi, rüzgar türbünleri gibi maliyeti ucuz enerji kaynaklarına yönelmeli, ucuz ve kalıcı enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar teşfik edilmeli.

* Çin Halk Cumhuriyeti, alınan kararlar: ''ya bizim tekstil sektöründe git gide azalan rekabet gücümüze ne demeli''... bugüne kadar en çok bizden ithal ettiğiniz tekstil ürünlerine, otomobillere, ayrıca dünyada en ucuza bizde üretilen taklit marka ürünlere kota uyguladınız, bununla avrupaya yaptığımız ihracatımıza bir anlamda sınırlandırma getirdirniz.... bu kararlardan ya vazgeçersiniz, yada ürünlerimiz üçüncü dünya ülkelerinden tekrar sizi bulur... hem bununla da kalmaz.... o bizden aldığınız savunma sanayide, silah üretimi için kullanılan kimyasal ham maddeler var ya... onları bir keseriz, mahvolursunuz... birde otomobillerinizde kullandığınız metal, çelik, yan ürünler ve saire... derken, Avrupa Birliği pes etti, ve Çin'den gelen malların bir kısmına, en azından T-şört'lere, kazak'lara, pantolon'lara yeşil ışık yaktı.

Dünyadaki devletlerin iktisadi açıdan bir birleri ile sıkı münasebetleri vardır, sanayileri, ürünleri, yeraltı zenginlikleri ve saire gibi çeşitli cihetlerden birbirlerine muhtaçtırlar, bu gayet doğaldır, zira ekonomik münasebetler çagdaş medeniyetlerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Aslında medeniyetleri iki yönde ele almak mümkündür: mevki, makam, zenginlik, güzellik, güç ve silah maddi medeniyet içinde yer alırken, bazı toplumlarda insanlar bunlarda aradıklarını bulamazlar. İnsan haklarından, eşitlikten, ilimden, görgüden, paylaşımdan haberi olmayan toplumlara maddi medeniyetin bütün imkanlarını verseniz onları medeni yapmış sayılmazsınız... bi kere medeniyet deyince neyi anlıyoruz... parametreleri nedir onun bir tarifini yapalım... medeniyet güzel giyinmek, güzel konuşmak mı... veya, yaya geçitlerinde bisikletlerin durup size yol vermesi mi... veya yeryüzündeki yoksul kalmış insanları, hatta onların ırk'larını, doğayı sonuna kadar sömürmek ve tüketmek sureti ile,"kendi kendini yoketme" çağının başlaması mı... birçok tanımı yapılabilir uzun uzadıya...

Tarihi, kültürü, sanatı, duygu ve düşünceleri, bireyler ve özgürlükleri esas alan medeniyetler bu noktada gelişmiş toplumlar ile geri kalmış toplumlar arsındaki farkları sıralar... fakat sanayileşmiş, daha doğrusu gelişmiş toplumlar, kendi çıkarlarını korurken başkalarının huzursuzluğuna sebebiyet veriyorsa bu hal onlar için bir üstünlük değil, tam tersine alçaltıcı bir haldir... öyle ise küresel barış için çağdaş medeniyetler ittifakı geride kalmış toplumların yararına kullanılmadığı sürece dünyada medeniyetler çatışması devam edecektir... dolaysiyle olsa olsa medeniyet, belirli bir insan topluluğu veya topluluklarının değişik coğrafyalar üzerinde kendi çıkarları için ortaya koydukları değerlerden ibaret olur.    

 

   Bu sitenin bütün hakları saklıdır © 2008-2017 - gezmek.org

to Top of Page