Home
Video
Uçak hobilerimiz
Uçak Nasıl Uçuyor-2
Uçak Motorları
Jet Motorları
Boeing Uçakları
Adaya iniş yapan 747
Dia-show Uçaklar-1
Dia-show Uçaklar-2
Sanal Havacılık
Hobi Uçuşları
F-16 Uçakları
Şavas Uçakları
Müzik dinle
Eğlence ve Oyun
Çeşitli konular
Dünya
Türkiye
Magazin
Ekonomi
Otomobiller
Toplum ve Yaşam
Kültür
Sanat
Bilim ve teknoloji
Site hakkında
Bize ulaşmak
Konuk defteri
Ucak Jet motorlari    A320 NEO motorlar

 

 

 

Uçak motorları - 1

PİSTONLU MOTORLARIN BULUNUŞU:
     
Piston ve silindir ilk olarak buhar gücüyle çalışan motorun bulunmasından sonra  görülmüştür. 1765 yılında James Watt (1736-1819), buhar gücüyle çalışan pistonun ileri-geri veya aşağı-yukarı hareketi nedeniyle meydana gelen aşırı ısınmanın soğutulmasını ve pistonun krank milini ekseni etrafında döndürecek şekilde çalışmasını başarmıştı. Bir asır sonra, 1876'da Alman mucit makine mühendisi Nicolaus Otto ve Gottlieb Daimler ateşleme ve yanmanın silindir içinde yapıldığı, benzinle çalışan, günümüzdeki otomobil motorunun ilk örneğini yaptı. Benzinle çalışan bu motor; buhar motoruna göre çok hafif, daha güvenli, çalıştırılması ve kullanılması daha kolaydı.
 
PİSTONLU MOTORUN ÇALIŞMASI:
   
Piston silindir içinde aşağı-yukarı hareket eder. Bu hareket piston kolu ile krank miline aktarılır ve krank milinin ekseni etrafında dönmesini sağlar. Resimde görülen, İçten yanmalı motorun bir silindirinde bulunan ana parçalari.

Bir motorda gücün sağlanması dört aşamada gerçekleşir. Birinci aşama: Piston silindirin üst seviyesinden aşağıya doğru hareket etmeye başladığında emme supabı açılarak yanma odasına benzin / hava karışımı alınır. İkinci aşama: Emme supabı kapandıktan sonra piston yukarı hareket ederek benzin / hava karışımını sıkıştırır. Üçüncü aşama: Sıkıştırmanın en üst seviyesinde bujinin çıkardığı kıvılcımla benzin / hava karışımı ateşlenir. Benzin / hava karışımın yanmasıyla meydana gelen genleşme nedeniyle piston hızlı aşağı hareket eder. Dördüncü aşama: Piston tekrar yukarı harekete başladığında eksoz supabı açılarak yanmış karışım dışarı atılır. Bu şekilde çalışan motorlar, dört zamanlı motor olarak adlandırılır. Yan taraftaki örnekte hava soğutmalı radyal uçak motorunda pistonların ve krank milinin konumu ile hareketleri görülmektedir.

BEYGİR GÜCÜ: James Watt piston motoru buharla çalıştırmayı başardığında bu makinenin meydana getirdiği gücü tanımlama gereğini duydu. Bu tanımlamayı yapabilmesi için atın yaptığı çalışmayı esas aldı. James Watt, normal şartlarda bir atın değirmende buğday ve mısır gibi hububatları öğütmek için 75,4 feet'lik bir çember (24 feet çap) etrafında döndüğünü gözlemleyerek, 180 pound değerinde iş yaptığını hesapladı. Ancak bulduğu bu değer tek başına bir anlam taşımıyordu. Çünkü bu işin ne kadar bir sürede yapıldığını hesaplamamıştı. Daha sonra yaptığı çalışmalarda atın 75,4 feet'i 1 dakikada 2,4 kez kat ettiğini ve 1 dakikadaki hızını 181 feet olarak hesapladı. Buradan 180 x 181 = 32.580 libre - dakika sonucuna ulaştı ve bu sonucu 33.000 olarak kabul etti. Günümüzde de kullanılan aşağıdaki formülü buldu. 1 Beygir gücü = 33.000 Libre - Feet/Dakika.

Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan hesaplamalarda; formül değerinin, normal bir atın yaptığı işten % 50 daha fazla olduğu saptanmıştır. Formülde; 33.000 libre'lik bir kütleyi, 1 dakikada, 1 foot yüksekliğe çıkarmak için harcanan enerji, 1 Beygir Gücü olarak tanımlanır. Günümüzde de İngiliz ölçü birimi olan bu formül kullanılmaktadır. Metrik sistemde: 1 kilowatt  = 102 kg.- m / saniye, 1 Beygir gücü = 0.746 kw (76.04 kg.-m / saniye)'dır. Piston motorda beygir gücünün artması, yanma odasının hacmi ve silindir sayısı ile doğru orantılıdır.

Pistonlu motor uçakta ilk defa Wright kardeşler tarafından kullanıldı. Uçan makine'nin planlarını yaptıklarında; ileri çekici kuvveti elde etmek için yüksek hızda dönen pervanelerin gerekli olduğunu ve bunun da ancak bir motorla yapılabileceğini anladılar. Wright kardeşlerin yaptıkları çalışmalarda; iki pervaneyi döndürecek, 82 kilogramı geçmeyecek ve en az 8 beygir gücü (6 kilowatt) özelliklerinde bir motorun gerekli olduğunu hesaplamışlardı. Ancak, mevcut motorlar otomobil için üretildiklerinden yaptıkları tasarıma uygun bir motor bulamamışlardı. Planlamalarına uygun motor üretimi için fabrikalara yaptıkları girişimlerden bir sonuç çıkmayınca, kendi motorlarını yapmaya karar verdiler. Yetenekli bir teknisyen olan Charles Taylor, Wright kardeşlerin tasarımına uygun bir motor yapmayı başarmıştı. Uçan makine için bir buçuk ayda yapılan motor; düz bir hat üzerinde ve dört silindirli, 3,294 santimetreküp hacminde, 91 kilogram ve 12,5 beygir gücü (9,3 kilowatt) özelliklerine sahipti. Gaz kolu olmadığı için motor azami devirde çalışıyordu. Radyal motorlar kullanım ve yapım özelliği nedeniyle gelişen teknolojiye paralel olarak kendini sürekli yenileyerek varlığını sürdürmüş, in line motorlar ise İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra hızlı bir şekilde gözden kaybolmuştur. İn line motorlar günümüzde sadece hafif uçaklarda kullanılmaktadır. 

                                                                Devamı ikinci sayfada                                                                                                                                                                   
 
to Top of Page